Pinokyo Edebiyat
250 Takipçi | 372 Takip
20 09 2016

…Ama benim için başarmak ‘tanışmaktır’ tartışmak ya da taşınmak

…Ama benim için başarmak ‘tanışmaktır’ tartışmak ya da taşınmak  |  görsel 1

…Ama benim için başarmak ‘tanışmaktır’ tartışmak ya da taşınmak değil, mevzu derin. Meral Meri Devamı

20 09 2016

‘Bir gün bir yerde bir şeyler olacak toplanıp birikenler için ey

‘Bir gün bir yerde bir şeyler olacak toplanıp birikenler için ey |  görsel 1

‘Bir gün bir yerde bir şeyler olacak toplanıp birikenler için eylülce…’ Meral Meri Devamı

20 09 2016

Meral Meri ~ Doğru Zaman

Meral Meri ~ Doğru Zaman |  görsel 1

Kendini bilişte ve içten kaybedişte Ve asırlık çizgide o muazzam manzaraya bir aksediş vardır; bütünleşmek , kırılmak , onarılmak , vazgeçişlerin esirliğine teslim olmak…  O küçük adamın dediği gibi:  Doğru zaman -yanlış anlamaları yorunca biz onu sever , kucaklar , onarılırken kırılmaya kendimizi teslim ederiz;  Böylece su akar , ve gece ve gündüz özlenmekten kurtulmuş olur.  Çünkü hürriyet sadece gök mavisinde yaşamaz; diğer renkler de sevilmek ister - belki de sevmek ama doğru zamanda … Meral Meri ~ Doğru Zaman... Devamı

20 09 2016

’… Kabullenmekteki sır sadece gidebilmekte yaşam bulur.’ Meral

’… Kabullenmekteki sır sadece gidebilmekte yaşam bulur.’  Meral  |  görsel 1

’… Kabullenmekteki sır sadece gidebilmekte yaşam bulur.’ Meral Meri Devamı

23 08 2016

Meral Meri

Meral Meri |  görsel 1

Günü olumsuzluklarla dolduran kocaman bir afiş gördüm İstanbul'un bir yerinde bir şey biri tarafından öldürülmüştü... Meral Meri Devamı

23 08 2016

"Aşkı ciddiye aldığında yaralanırsın , almadığında tamamlanır...

Aşkı ciddiye aldığında yaralanırsın , almadığında tamamlanır... |  görsel 1

"Aşkı ciddiye aldığında yaralanırsın , almadığında tamamlanır..." Meral Meri       Devamı

23 08 2016

Refik Durbaş ~Pusula

Refik Durbaş ~Pusula |  görsel 1

"İki güvercin ey ömrüm  Yılların omuzuna tünemiş  Biri hayat, öteki ölüm  Yaşadığım olsa da  Biri Refik, öteki Durbaş aslında." Refik Durbaş ~Pusula Devamı

23 08 2016

"Onlar ne düşünürse düşünsün; bu benimkisi siz,sizinkisi ben,yer

Onlar ne düşünürse düşünsün; bu benimkisi siz,sizinkisi ben,yer |  görsel 1

"Onlar ne düşünürse düşünsün; bu benimkisi siz,sizinkisi ben,yerindeyiz yani göğün..." Meral Meri Devamı

23 08 2016

"Dâimâ iyiyi, güzeli, doğruyu öğrenebilmek için okuyunuz, okutun

Dâimâ iyiyi, güzeli, doğruyu öğrenebilmek için okuyunuz, okutun |  görsel 1

"Dâimâ iyiyi, güzeli, doğruyu öğrenebilmek için okuyunuz, okutunuz." Hacı Bayram-ı Veli Devamı

23 08 2016

Nazan Bekiroğlu

Nazan Bekiroğlu |  görsel 1

Özleyenler bilir; Uyku bir gereksinim değil, Sığınma talebidir geceye... Nazan Bekiroğlu Devamı

23 08 2016

Turgut Uyar

Turgut Uyar |  görsel 1

Devamı

23 08 2016

Kısa Kent Şiirleri -Meral Meri

Kısa Kent Şiirleri -Meral Meri |  görsel 1

...Çok şey var ama yokmuşlar gibi,  O güvenecek yerler çocukça gülerken yitiyor bakışların vedasında, Ve hüzünlerin gücenmesinde kalmış evren gibi. Kısa Kent Şiirleri -Meral Meri Devamı

23 08 2016

Victor Jara - El arado

Link : youtu.be Devamı

19 08 2016

Cemal Süreya~Siz Saatleri

Siz, saatleri yaşadınız.  Zamantaşlarını. Niceldir saatler.  Adsızsırlar. Renklerini, kokularını kişiselliklerden alırlar.  Aylar birbirinin içinden yürüyebilir.  Ağustosta bile Marta gönderme vardır.  Yine de gönderme mevsim mantığıyla sınırlıdır.  Günlerse bambaşka.  Bir günün öbürünün önüne geçmesine izin yok.  Günün gizi hem kişiselliğimizde, hem de onun kendi kişiselliğinde.  Siz, saatleri yaşadınız.  Henüz sözcük haline dönüşmemiş, ya da bir sözcük karşılığı oluşmamış durumlar yarattınız.  Tanığınızım.  Aylar ayları açıklıyor.  Saatler saatleri kum saatiyle açıklayabiliyor.  Açıklanmayan tek şey aşk: En büyük sayrılık ve en büyük sağlık.  Günü tam gelmemiş olarak bir yanını gizleyen duygu.  Denetçi anlamaz, tarihçi atlar, terzi bir araya getiremez, sanatçı elden kaçırır.  Kent yıkılıyor. Sokaklar uçtan uca kazılmış.  Sesimiz radyasyon içinde. Mühendisler geldiler; kedi resmini bile cetvelle çizerler. Gözlem evinde art arda mevsimler sökülür.  Mahşerin ortalık yerinde size rastladık.  Elinizi şuramıza koydunuz.  Sürgündük. Göçebeliğin elverişli yanlarını da yitirmiş gibiydik. Yanınızda göçmen olduk.  Bir yerleşmişlik duygusu ki, hırkamız yazlık sinemada iliklenir.  Güneş her sabah verilmiş bir söz gibi doğuyordu.  Gerçek neydi biliyor musunuz:  Her şey.  Yüz yıl sonra bu gün yaşayan hiçbir anne, hiçbir sevgili, hiçbir bebek, hiçbir bıldırcın, hiçbir balina, hiçbir örümcek, hiçbir aslan, hiçbir ceylan, hi&c... Devamı